Ana Sayfa
 
İLGİLİ BAŞLIKLAR
Pop Müzik
Tarihçe - Dönemler - Akımlar
Türk Pop Müziği Şekillenirken
1990'lardan Günümüze
Sanatçılar
 
POP MÜZİK
 
TÜRK POP MÜZİğİ ŞEKİLLENİRKEN
 

Orhan Kahyaoğlu

Pop, Türkiye’deki popüler müziğin 1950 sonlarında ilkel biçimde belirmesiyle yeni bir vizyonu, popüler bir batı algısını gündeme getirdi. İkinci Dünya savaşının ardından Amerikan merkezli kapitalist politikalara, Türkiyeli iktidarların kapılarını sonuna kadar açmasıyla, Güney Avrupalı ünlü Batılı şarkıcıların yanında, başta rock’n roll olmak üzere ABD müzikleri de yerlerini almaya başladılar. 1950’lerde Fransız, İtalyan, İspanyol veya Portekizli pop şarkıcılarının plaklarını dinleyen bir kentli kesim, özellikle de kentli elit kolej gençliği, 1955’de dünyayı kasıp kavuran rock’n roll’dan fazlasıyla etkilenip bu türde icralar yapan gruplar oluşturuyorlardı. Öte yandan Güney Avrupa eksenli pop yine de ağırlıktaydı. Tüm bu batı popüler müzikleri, Türk Sanat Müziği yanında tabii ki çok az yer işgal ediyordu. Ama, sorun bu batı formatlı popüler müziği Türkçe de söyleyebilmekti. Fecri Ebcioğlu kendisiyle 1967’de yapılan bir röportajda, 1958’de ABD’ye gittiğini ve orada yaşayan göçmen halkların hepsinin kendi popüler müziklerini kendi dilleriyle söylediklerini gördüğünü ve bunun Türkiye’de niye hayat bulamadığını sorguladığını söyleyecek ve bir iki yıl içinde de “Aranjman” müziğinin temellerini atacaktı. Yani dönemin Batı pop şarkıları Türkçe sözlere çevrilip yeniden Türkiyelilerce yorumlanacaktı. Bu bir tür pop miladıydı. Ama o zamanın terimleriyle Türk Hafif Batı Müziği olarak anılacaktı. Kendine has Türkiyeli bir pop modeline henüz dönüşmese de bu süreç pop’un başlangıç noktası olarak anılmalıydı.

Biz de Türk Pop müziği sitemizi tam bu zaman dilimiyle birlikte başlatmayı uygun bulduk. Seçtiğimiz şarkılar da o noktadan günümüze dek uzanan kırkbeş yıllık bir tarihin elli parçayla panoramasını çizmek olacaktı. Pop’un ne de olsa ticari bir yanı vardı. Bir caz yapmaktan, caz veya farklı klüp müziklerine yönelmekten müzisyenlere daha çekici gelmeye başladı. Yaptığı müziğe o dönem pek pop diyemesek de bir Erol Büyükburç, eğlence kültürünün ana mekanı olan büyük gazinolarda, Türk Sanat müziği yıldızlarını devirip assolist bile olabilmişti. Ama, yine çoğu kez İngilizce yazıp söylüyordu. Sayısı az da olsa bazı türkülerin rock’n roll uyarlamalarını yapıyordu.

Bu tanıtım serisinin ilk şarkısı olarak aldığımız “Bak Bir Varmış Bir Yokmuş” adlı aranjman parçayı İlham Gencer grubuyla söyleyip büyük sükse yapacak ve bu parça ilk Türkçe pop şarkısı olarak anılmaya değer bulunacaktı.  Bu süreçte Ebcioğlu’nun öncülüğünü yaptığı birçok aranjman parça bulunmaktaydı. Yani Türkçe sözlerle Avrupa’nın pop parçaları tekrar plak olarak Türkiye’de piyasa bulacaktı. Ancak, 1960’lar, Türkiye gibi dönemin 3. Dünya ülkeleri için özel bir öneme haizdi. Bağımsızlık mücadeleleri tüm dünyada yükseliyordu. Halkların talepleri de aynı oranda bir devinim yaşayınca, tüm az gelişmiş ülkelerde halk müzikleri temel kaynak alınarak bir ulusal müzik sentezine bir yönelim dikkatleri çekecekti. Türkiye’de de 1960 darbesinin ardından gelen yıllarda özgürlük ve halkçılık ideolojisinin hızla yaygınlaştığına, halk kültürüne kentli aydınlarca ilginin çoğaldığına şahit olduk. İşte tam bu zaman diliminde, yeni biçimlenmeye çalışan pop, aranjman müziğine bir alternatifi beraberinde getirdi. Evet, batı formatlı bir pop müzik tavrı yine belirleyiciydi. Ama türkülerden, halk müziği kaynaklarından yararlanılarak yapılan bir pop, dönemin ulusal duyarlılığını da yansıtacaktı. İşte Tülay German’dan seçtiğimiz “Burçak Tarlası” bu ulusalcı – yenilikçi açılımı simgeleyen ve daha sonra Anadolu-pop olan akımın başlangıç cümlesine dönüşecekti.

1960’lı yıllar zaman dilimi olarak, Türk pop müziğinin bir tür emekleme dönemi olsa da, Türkiye’nin tüm popüler müzik türleri içinde görece sınırlı bir yüzdeyi oluştursa da, iki farklı çizgi içinde de birbirinden özgün şarkıcı ve şarkıları da gün ışığına çıkardı. Özellikle 1965’de Hürriyet gazetesinin düzenlediği “Altın Mikrofon Müzik Yarışması” ve Milliyet gazetesinin organize ettiği “Liselerarası Müzik Yarışması” birçok yıldız şarkıcı ve grubun ortaya çıkmasına, popüler bir kimlik kazanmasına önayak oldu. Bu on yıl sayısız grup ve şarkıcı bu müzik çizgisi içinde önemli roller üstlendiler. Bu on yılın bir başka özelliğiyse Adamo’dan Marc Aryan’a birçok Avrupalı şarkıcının popüler şarkılarını Türkçe söyleyip plağa döndürmeleriydi. Biz de bu serüvenin, kendi açımızdan köşetaşı birtakım örneklerini 50 parçadan oluşan sitenin içine aldık.

Örneğin, İzmir doğumlu olup, Fransa’da yaşayan ve çok genç yaşta ölen ünlü Dario Morena’nın bir aranjman klasiği olan “Deniz Ve Mehtap”ı siteye almadan edemezdik. Bu şarkıyla aynı yıl, yani 1966’da çıkan Berkant’ın “Samanyolu” belki de Türk popunun en unutulmaz klasiği olarak sitede yer alacaktı. Bu şarkıyla birlikte anımsanması gereken bir başka nokta da, artık sözü Türkçe yazılan özgün bestelerin, türü aranjman olsa da önünün açılmaya başlanmasıydı. Yani beste ve söz üretimi filizlenmeye başlamıştı. Barış Manço, Erkin Koray, Moğollar ve Cem Karaca isimleri, bir kısmı yarışmalardan gelse de 1960’ların sonlarının en parıltılı gençleriydi. Manço’nun “Kol Düğmesi” Koray’ın “Anma Arkadaş”, Karaca’nın “Resimdeki Gözyaşları” ve Moğollar’ın “Dağ ve Çocuk”u bu dönemin Anadolu –pop duyarlılığını özenle yansıtan örnekler olarak sitede yerini aldı. Bunların yanında Kamuran Akkor’un “Aşk Eski Bir Yalan”, Erol Büyükburç’un “Altın Tasta Üzüm Var”, Beyaz Kelebekler’in “Bütün Aşklar Tatlı Başlar birer pop klasiği olarak döneme damgasını vuran şarkılar olmuştu. Bu yılların en genç yeteneklerinden Hümeyra, “Kördüğüm” parçasıyla hemen unutulmazlar arasına girmişti. Timur Selçuk’sa, değindiğimiz iki pop çizgisine tam eklemlenemeyen, usta şairlerin şiirleri üzerine yaptığı bestelerle büyük yankılar uyandıran bir isimdi. Biz de bu siteye tabii ki Selçuk’un “İspanyol Meyhanesi”ni koyacaktı. 1960’ların parçalarında siteye koyduğumuz son klasikse, bugün yaşamayan, ama Türkiye popüler batı müziğine büyük katkıları olan Yaşar Güvenir’in “Gel Desen Gelemem ki” klasiğiydi.

 
|
 
Türk Müziğinin
Tarihi ve Dönemleri
Besteciler, İcracılar
ve Müzikologlar
Türk Müziği Türleri
Çalgılar
Türk Müziği Eserleri
Türk Müziği Sözlüğü
Makaleler
Söyleşiler
Adres ve Topluluklar
Bağlantılar
 

eposta adresi (gerekli)
 
  
  
 
 
 
 
Ana Sayfa | Hakkımızda | Telif Hakkı ve Gizlilik | İletişim | Künye | Site Haritası
Turkish Cultural Foundation | Turkish Culture | Turkish Cuisine